Steve Green Global adıyla yürütülen faaliyetler, klasik yatırım vaadi aşamasını aşarak doğrudan tehdit ve şantaj boyutuna taşınmış bir yapı görünümü sergilemektedir. 2025 yılı sonuna doğru ortaya çıkan vakalarda, ilk temasın WhatsApp üzerinden kurulduğu, yatırım söylemiyle belirli tutarların toplandığı ve iade talebiyle birlikte sürecin tamamen yön değiştirdiği görülmektedir. Bu noktadan sonra finansal bir platformdan çok, baskı ve korku üretmeye odaklı bir organizasyon tablosu ortaya çıkmaktadır.
Söz konusu yapının Türkiye’de kayıtlı bir şirketi, fiziki adresi veya yetkili bir hukuki varlığı bulunmamaktadır. Steve Green Global ismi altında sunulan bilgiler incelendiğinde, adres gösterilen bölgelerin genellikle denetimsiz offshore alanlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, ileri sürülen icra, haciz veya resmi takip iddialarının hiçbir hukuki zemine dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Mağdurlara gönderilen mesajlarda öne çıkan unsurlardan biri, astronomik rakamlarla yapılan icra tehditleridir. Y… K… olarak tanıtılan şahıs tarafından dile getirilen yüz milyonlarca liralık takip söylemleri, tamamen psikolojik baskı amaçlıdır. Yasadışı nitelik taşıyan forex ve benzeri işlemlerden doğduğu iddia edilen borçların Türkiye’de icra konusu yapılması mümkün değildir. Ayrıca aile bireylerine ait bilgilere sahip olunduğu yönündeki ifadeler, açık bir hukuka aykırı veri kullanımı ve şantaj niteliği taşımaktadır.
Bu tür vakalarda iletişimin sürdürülmesi veya talep edilen ödemelerin yapılması riski büyütmektedir. Tehdit mesajlarının, arama kayıtlarının ve para transferlerine ilişkin belgelerin muhafaza edilmesi sürecin doğru yönetilmesi açısından önemlidir. Finansal kayıpla birlikte kişisel güvenliği hedef alan bu tarz aldatmaca vakalarında, blokzincir ve bilişim hukuku alanında uzman bir hukuk ofisiyle sürecin teknik ve hukuki boyutlarının birlikte ele alınması, mağduriyetin sınırlandırılması açısından kritik rol oynamaktadır.



