Japan Bond adı altında yürütülen bu yapı, güvenilir bir ülke algısını kullanarak yatırımcıları yanıltan klasik bir ponzi kurgusudur. Japonya çağrışımı üzerinden güven oluşturmaya çalışan sistem, gerçekte herhangi bir tahvil, bono veya yasal finansal enstrümanla bağlantılı değildir. Yapının temel amacı, sahte yatırım söylemleriyle para toplamak ve sürdürülemez bir döngü içinde yeni katılımcıların fonlarıyla sistemi ayakta tutmaktır.
Dolandırıcılık süreci genellikle “Japon devlet tahvili”, “devlet güvenceli yatırım” veya “garanti getiri” gibi ifadelerle başlar. Yatırımcılara, risk içermeyen ve düzenli kazanç sağlayan bir finansal ürün sunulduğu izlenimi verilir. Oysa finansal piyasalarda hiçbir yasal enstrüman garanti kazanç sunamaz. Bu tür söylemler, sistemin baştan itibaren aldatma amacıyla kurulduğunu açıkça göstermektedir.
Platform üzerinde yatırımcıya gösterilen kazançlar tamamen sanaldır. Ekranda artan bakiyeler gerçek piyasa işlemlerine dayanmaz ve yalnızca yazılımsal bir simülasyondur. Para çekme talebi gündeme geldiğinde ise süreç değişir. Bu aşamada vergi, işlem bedeli veya dosya masrafı gibi gerekçelerle ek ödeme talep edilir. Bu taleplerin hiçbirinin hukuki veya finansal bir dayanağı yoktur ve yalnızca yeni para elde etmeye yöneliktir.
Bir diğer dikkat çekici unsur para transfer yöntemleridir. Kurumsal ve devletle ilişkili olduğu iddia edilen bir yapı, yatırım bedellerini şahıs hesaplarına veya gayri resmi kanallara yönlendirmez. Bu tür talepler, dolandırıcılığın en net göstergelerinden biridir. Sorgulama yapıldığında veya ödeme reddedildiğinde ise iletişim kesilir ve yatırımcı muhatap bulamaz hale gelir.
Bu tür bir yapıyla karşılaşıldığında yapılması gereken, sürecin kendi kendine çözüleceğini düşünerek beklemek değildir. İletişimin kesilmesi, eldeki tüm yazışmaların ve transfer kayıtlarının korunması ve sürecin bilinçli şekilde ele alınması önem taşır. Ponzi temelli bu tür organizasyonlarda zaman kaybı, mağduriyetin derinleşmesine yol açar. Profesyonel bir yol haritası izlenmesi, hem maddi hem de hukuki açıdan hak kaybı yaşanmaması açısından belirleyicidir.



