Grand Pro Trade adıyla faaliyet gösteren yapı, kripto varlık ve kaldıraçlı işlem hizmeti sunduğunu ileri sürerek yatırımcıları sisteme dahil etmektedir. Yapılan incelemelerde bu yapının kendisini zaman zaman Grand Yatırım veya The Grand Pro gibi farklı isimlerle tanıttığı, alan adlarını sık aralıklarla değiştirerek izini kaybettirmeye çalıştığı görülmektedir. Kurumsal ve lisanslı bir aracı kurum izlenimi yaratılmasına rağmen, Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için gerekli herhangi bir yasal yetki veya izin bulunmamaktadır.
Mağduriyetlerin büyük bölümü para çekim aşamasında ortaya çıkmaktadır. Yatırımcılar hesaplarında kâr görmelerine rağmen, çekim talebi verdiklerinde yüzde 18 oranında vergi veya stopaj ödemesi yapılması gerektiği iddiasıyla karşılaşmaktadır. Bu bedelin bakiyeden düşülemeyeceği, ayrıca nakit olarak gönderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Ödeme yapıldığı durumlarda dahi paranın aktarılmadığı, aksine yeni gerekçelerle ek talepler oluşturulduğu tespit edilmektedir. Bu süreç, yatırımcının içeride kalan tutarı kurtarma isteğini kullanarak kaybı artırmaya yönelik bir aldatma düzenine işaret etmektedir.
Vergi talebine itiraz eden veya ısrarla parasını talep eden yatırımcılar açısından ikinci aşama devreye girmektedir. Bu aşamada hesaplar kasıtlı biçimde yüksek riskli ve piyasanın tersine işlemlere yönlendirilmekte, kısa süre içinde teminat yetersizliği gerekçesiyle bakiyeler sıfırlanmaktadır. Hesabın bu şekilde eritilmesinin ardından iletişim kanallarının kapatıldığı, WhatsApp hatlarının engellendiği ve yatırımcının tamamen muhatapsız bırakıldığı görülmektedir. Bu yöntem, yaşanan kaybın piyasa koşullarına bağlanması amacıyla kullanılan bilinçli bir yanıltma pratiğidir.
Bu tür bir süreçle karşılaşan yatırımcılar açısından en önemli husus, ek ödeme yaparak sorunun çözüleceği düşüncesinden uzak durmaktır. Yapılması gereken, tüm yazışmaların, sahte işlem ekranlarının, para gönderimlerine ilişkin banka dekontlarının ve varsa kullanılan web sitelerine ait kayıtların eksiksiz şekilde muhafaza edilmesidir. Paranın hangi hesaplara yönlendirildiğinin ve hangi gerekçelerle yeni talepler oluşturulduğunun ortaya konulması, hukuki sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşır. Bu aşamada blokzincir izleme ve bilişim hukuku alanında uzman bir hukuk ofisinden destek alınması, hem para akışının tespiti hem de yanıltıcı ve hileli faaliyetlerin doğru şekilde nitelendirilmesi bakımından belirleyici olacaktır.



